TCMB raporu: enerji fiyatları ve jeopolitik riskler ekonomide baskıyı artırıyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık raporunda enerji fiyatları, jeopolitik riskler, enflasyon beklentileri ve küresel belirsizliklerin ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Raporda kredi piyasaları ve büyüme görünümüne ilişkin güncel değerlendirmeler de yer aldı.

TCMB raporu: enerji fiyatları ve jeopolitik riskler ekonomide baskıyı artırıyor
Yayınlanma: Mayıs 13, 2026 Güncelleme: Mayıs 13, 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık değerlendirme raporunda küresel ekonomiden enflasyona, kredi piyasalarından büyüme beklentilerine kadar birçok alanda önemli tespitler paylaştı. Raporda özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, jeopolitik riskler ve enflasyon beklentilerindeki artışın ekonomik görünüm üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.

Enerji fiyatlarında dalgalanma ve küresel enflasyon baskısı

TCMB’nin değerlendirmesinde, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında yüksek seyrin ve sert dalgalanmaların devam ettiği belirtildi. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin, enerji fiyatlarının gelecekteki yönü üzerinde belirleyici olduğu vurgulandı.

Raporda, Orta Doğu ve Afrika başta olmak üzere birçok ülkenin 2026 büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edildiği, 2027 yılında ise baz etkisiyle toparlanma beklendiği ifade edildi. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarını kapsayan küresel büyüme endeksinin 2026’da yüzde 1,9, 2027’de ise yüzde 2,4 artacağı tahmin edildi.

Emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon riskini artırdığına dikkat çekilirken, merkez bankalarının hem enflasyon hem de büyüme üzerindeki baskıları dikkate almak zorunda kaldığı aktarıldı. Jeopolitik risklerin etkisiyle gelişmekte olan ülkelerden portföy çıkışlarının sürdüğü, küresel piyasalarda risk iştahının dalgalı seyrettiği kaydedildi.

Kredi piyasaları ve faizlerde yükseliş eğilimi

13 Mart–17 Nisan dönemine ilişkin verilerde bireysel kredilerde büyümenin hızlandığı, özellikle ihtiyaç ve taşıt kredilerinin artışta etkili olduğu bildirildi. Aynı dönemde kredi ve mevduat faizlerinde belirgin yükseliş yaşandığı ifade edildi.

TL mevduat faizlerinin yüzde 47,2’ye, TL ticari kredi faizlerinin yüzde 49,3’e çıktığı belirtildi. İhtiyaç kredisi faizleri yüzde 63,1’e yükselirken, konut kredisi faizleri yüzde 36,8, taşıt kredisi faizleri ise yüzde 39,6 seviyesine ulaştı. TCMB ayrıca kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklik yapıldığını ve deprem bölgesine yönelik bazı kredi istisnalarının kaldırıldığını duyurdu.

TCMB’nin brüt rezervlerinin 17 Nisan itibarıyla 174,5 milyar dolara gerilediği, Türkiye’nin 5 yıllık CDS priminin 233 baz puana düştüğü aktarıldı. Aynı dönemde tahvil ve hisse piyasalarında toplam 3,7 milyar dolarlık net portföy çıkışı yaşandığı ifade edildi.

Ekonomik aktivitede yavaşlama sinyalleri

Şubat ayına ilişkin verilerde perakende satışların aylık bazda yüzde 0,2 gerilediği, sanayi üretiminin ise yüzde 2,6 arttığı belirtildi. Ancak TCMB, genel göstergelerin ekonomik faaliyetlerde yavaşlamaya işaret ettiğini değerlendirdi.

İstihdamın 32,2 milyon kişiye gerilediği, işsizlik oranının yüzde 8,3 seviyesinde yatay seyrettiği bildirildi. Şubat ayında cari işlemler açığının 7,5 milyar dolar olduğu, 12 aylık cari açığın ise 35,4 milyar dolara yükseldiği kaydedildi.

Turizm gelirlerinin güçlü seyrini koruduğu ve hizmetler dengesi fazlasının 62,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı. Bu kalemlerin dış dengeyi kısmen desteklediği ifade edildi.

Enflasyon görünümü ve para politikası

Mart ayında tüketici enflasyonunun yüzde 1,94 arttığı, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,87 seviyesine gerilediği açıklandı. Enerji fiyatlarındaki artışın özellikle ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyonu etkilediği belirtildi.

Enerji grubunda aylık artışın yüzde 4,75 olduğu, hizmet enflasyonunun yüksek seyrini sürdürdüğü ve kira enflasyonunun yıllık bazda yüzde 52,45 seviyesinde gerçekleştiği ifade edildi.

Para Politikası Kurulu’nun politika faizini yüzde 37’de sabit tuttuğu, gecelik borç verme faizinin yüzde 40, borçlanma faizinin ise yüzde 35,5 seviyesinde korunduğu aktarıldı. TCMB, enflasyonda kalıcı bozulma görülmesi halinde para politikasında daha fazla sıkılaştırmaya gidilebileceği mesajını verdi.

Genel değerlendirmede enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin küresel ekonomi üzerindeki baskıyı artırdığı, finansal koşulların ise sıkı seyrini sürdürdüğü ifade edildi.